Zamanın en sert, kimilerine göre en vicdansız kabadayısı olan Ali Osman alemi bıraktıktan sonra malını mülkünü fakire dağıtmış; futbola olan sevgisi nedeniyle halı saha işinde karar kılmıştır; eski bir milli futbolcu olan yardımcısı Cemil ile senelerdir bu işi yürütmektedir. Eski kabadayı ve hapishane arkadaşları Haco, Beyto, Turhan, Hasan, Talat, ve Battal ile halı sahada maç yapmak ve akşamları meyhanede geçmiş günleri yadetmek en büyük eğlencesidir. Ali Osman’nın hayatında evini ve kendisini çekip çeviren Atiye Hanım dışında kimsesi yoktur.
Ali Osman senelerdir izini bulamadığı, hayatının aşkı Afet’i ölüm döşeğinde bulur. Hayatının aşkına kavuştuğu sandığı bir anda onu yine kaybedeceğini anlayan Ali Osman Afet’ten bir oğlu olduğu haberiyle sarsılır.
Murat hem annesine hem de seneler sonra anidan karşısına çıkan babasına tepkilidir. Sevgilisi Karaca ise İstanbul’un acımasız yüzünde maşa olarak kullanılan psikopat ruhlu mafya üyesi olan Devran’ın eski sevgilisi ve halen vazgeçemediği kadındır. Devran ne pahasına olursa olsun kızı geri istemektedir.
Polis, mafya, Devran, Murat, Karaca ve Ali Osman arasında hiç beklenmeyen olaylar gelişirken aralarındaki çatışma kaçınılmaz olmuş ve tehlikeli bir boyut almaya başlamıştır.