
![]() |
Dedikodu
Söze gerek yok
Gözlerime bak, oku gerçeği
Sen içinin sesini dinle
Kalbine sor beni
O fırsat düşkünü, zalim elleri
Kendine uzak tut uzak
İçim, dışım, özüm, sözüm bir inan
Alnım açık, yüzüm ak
Dedikodu dedikodu, kuru iftira
Beyhude yere gücenip alınma
O kuyruklu yalanlara kanıp
Yakma beni, kıyma bu kula
Dedikodu dedikodu, kıskanıyorlar
Al elmaya taş atan çok olur yar
Bile bile dalımıza basıp
Bizi oyuna getiriyorlar
Yüreği sızlamadan canımızı yakanın
Er ya da geç verecek hesabı var
Seveni seveninden ayıranın
İki elim yakasında mahşere kadar
Göz göre göre günahıma girip de
Suçlama, üzme beni
Sonra ok yaydan çıkıverir
Benden söylemesi
Zamanın en sert, kimilerine göre en vicdansız kabadayısı olan Ali Osman alemi bıraktıktan sonra malını mülkünü fakire dağıtmış; futbola olan sevgisi nedeniyle halı saha işinde karar kılmıştır; eski bir milli futbolcu olan yardımcısı Cemil ile senelerdir bu işi yürütmektedir. Eski kabadayı ve hapishane arkadaşları Haco, Beyto, Turhan, Hasan, Talat, ve Battal ile halı sahada maç yapmak ve akşamları meyhanede geçmiş günleri yadetmek en büyük eğlencesidir. Ali Osman’nın hayatında evini ve kendisini çekip çeviren Atiye Hanım dışında kimsesi yoktur.
Ali Osman senelerdir izini bulamadığı, hayatının aşkı Afet’i ölüm döşeğinde bulur. Hayatının aşkına kavuştuğu sandığı bir anda onu yine kaybedeceğini anlayan Ali Osman Afet’ten bir oğlu olduğu haberiyle sarsılır.
Murat hem annesine hem de seneler sonra anidan karşısına çıkan babasına tepkilidir. Sevgilisi Karaca ise İstanbul’un acımasız yüzünde maşa olarak kullanılan psikopat ruhlu mafya üyesi olan Devran’ın eski sevgilisi ve halen vazgeçemediği kadındır. Devran ne pahasına olursa olsun kızı geri istemektedir.
Polis, mafya, Devran, Murat, Karaca ve Ali Osman arasında hiç beklenmeyen olaylar gelişirken aralarındaki çatışma kaçınılmaz olmuş ve tehlikeli bir boyut almaya başlamıştır.





